Tuesday, July 10, 2007

disk-chp...

Çok güzel yazmışlar duygularıma, düşüncelerime tercüman olmuşlar. Bianette okuduğumda tıkanıp kalmıştım zaten. DİSK nasıl CHP-DSP ye destek verir ki diye ağzım açık kalmıştı. Sağ nerde sol nereye, sendikacılık nedir kime denir???? Bugünkü Bianette Aziz çelik belki bağımsız sol kaale alır işçileri yazmış ee haklı da. Hala Meclise ufuk gerek benim tarafta. Ne kadar bunlar çok propoganda yaptı ay sorostan para alıyorlar bunlar bölücü vs. gibi yorumlar hızla artmaktaysa da, insanların, özellikle gençlerin bağımsız sol adaylar için neden çalıştığını sorgulamaya başlayan bir paranoya mevcut olsa da, ufacık da olsa fikirlerime tercüman olacak birilerinin mecliste olması fikri, en azından gündeme yeni birşeyler sokabilecek olabilecekleri fikri beni çok heyecanlandırıyor.

Çağdaş Hukukçular Derneği DİSKe cevap yazmış, hiç de fena olmamış, sizle de paylaşayım:

BASINA VE KAMUOYUNA
22 Temmuz günü yapılacak olan milletvekili seçimleri için yine kıyasıya bir yarış başladı. Bugüne kadar defalarca iktidar olmuş parti ve zihniyetler, İMF politikalarını uygularken kol kola girmiş, mevcut iktidar ülke varlıklarını sermayeye peşkeş çekerken izlemekle yetinmiş, katliamlara seyirci kalmış yargısız infazları açığa çıkarmak için kılını bile kıpırdatmamış lafın özü aynılar arasında bir kıyasıya yarış bu.
Bugüne kadar hükümet olmuş hangi parti vaatlerini yerine getirmiş ve parti programlarını harekete geçirebilmiştir? Başka bir değişle hangi hükümet uzun vadeli İMF politikalarını uygulamayacağını, imzalanmış uluslararası sözleşmeleri feshettiğini, yerli ve yabancı sermayeye satılan ülke kaynaklarını geri alacağını söyleyebilir? Bunları yapabilir değil bunları söyleyebilir? Hükümetler ancak program yaratıp uygulayabildiklerinde gerçekten iktidardırlar.
Demokrasinin yapıtaşları olarak gördüğümüz sendika, oda ve diğer demokratik kitle örgütlerinin görevi seçilecek 5 yıllık hükümetler demokrasisinden çok uzaktır. Ülke gerçeğinin farkında olarak, çözümün örgütlenme ve hak arama bilincinde araması gerekirken DİSK ve KESK gibi emek örgütleri CHP’ye oy verilmesi için işaret buyurmaktadırlar.
DİSK ; “ ABD emperyalizminin savaşçı politikalarını, IMF ve Dünya Bankası’nın, ulusal ve uluslararası sermayenin istemleri doğrultusunda ekonomi politikaları, Türkiye’de uygulayan sermaye partilerine oy verilmemesi,
Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar gözetilerek, Cumhuriyet’in temel ilkeleri temelinde seçime birlikte giren CHP-DSP işbirliğinin işçi ve emekçi halkın kimi ekonomik, demokratik ve siyasi taleplerine programında yer vermesi de dikkate alınarak desteklenmesi” hakkında aldığı Yönetim Kurulu kararını açıklamıştır.
Biz Çağdaş Hukukçular tabi ki ABD emperyalizminin savaşçı politikalarını, IMF ve Dünya Bankası’nın, ulusal ve uluslararası sermayenin istemleri doğrultusunda ekonomi politikaları, Türkiye’de uygulayan sermaye partilerine oy verilmemesi cümlesinin altına imza koyarız. Ancak iki yargıdan birinin doğru olması diğerini doğrulamaz.

Açıklama yapan bu emek örgütlerine şunu da sorma gereği duyarız.
IRAK SAVAŞI KİMİN SAVAŞIDIR. ? ABD Emperyalizminin savaşçı politikalarının ta kendisi değil midir ? Bu savaşa katılmak için tam destek verenler kimlerdir?

DİSK İşçi ve emekçileri CHP ye oy vermeye çağırırken “CHP-DSP işbirliğinin işçi ve emekçi halkın kimi ekonomik, demokratik ve siyasi taleplerine programında yer vermesini” gerekçe olarak göstermiştir.


Bu gün sermaye emekçilerden nasıl oy isteyecektir ? İktidara gelirsek var olan tüm haklarınızı gasp edeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerinizi elinizden alacağız, Birlik mücadele ve dayanışma gününüz olan 1 Mayısta alanlarda sizleri gaz bombaları ile karşılayacağız, en doğal ve meşru taleplerle toplanma hakkınızı kullandığınızda sizi terörist ilan edip F tipi cezaevlerine koyacağız, hazırladığımız baskı yasaları ile canınıza okuyacağız diyerek mi? Tabi ki hayır.

Eğer yalnızca programlarına bakarak oy vereceksek İşçilere “EZİLENLERİN İKTİDARINI KURACAĞIM” diyen GENÇ PARTİYE oy vermelerini mi söylemeliyiz. Örneğin bunu söyleyenlerin kendi işçilerine neler yaptığına bakmayacak mıyız? Yoksa bu parti dâhil olmak üzere sermayeden yana tüm partileri teşhir edip işçilerin gerçek kurtuluş yolu mu anlatılmalı. Sendikaların hele hele adı “Devrimci” işçi sendikaları olan bir konfederasyonun işçiyi aydınlatma ve bu tarz oyunlara gelmesini engellemek gibi bir görevi yok mudur?

Evet oy vermek için zihniyeti on yıllardır iktidar olan bir partiyi işaret ediyorsunuz.Bu işin siyasal sorumluluğunu taşıyabilecek misiniz.?

Aynası iştir partinin lafa bakılmaz. Bizde bu partilerin aynasına bakalım neler yapmış neler yapmamışlar. Özce kimden yana partilermiş.
Siz emekçi halkımıza siyasal tercihlerini kullanırken ,
Özelleştirmelerde, işten çıkarılmalarda,
Ülke kaynaklarının yabancı sermayeye peşkeş çekilmesinde
Asgari ücretin belirlenmesinde ve vergi dışı bırakılmamasında Sendikal hakların gasp edilmesinde
Maraş, Gazi, Çorum katliamında, Sivas yangınında, linç saldırılarında
Köylerimizin yakılıp boşaltılmasında
F- Tipi tecritte insanlar can verirken
Halka karşı BASKI YASALARI çıkarılırken
Ve özellikle Programına Ana dilde eğitimi aldığı için bir sendika kapatılırken
1 Mayıs’ta Taksim alanı işçi ve emekçilere yasaklanırken,
Bu partilerin ne yaptığını anlatmayacak mısınız?
Biz ne CHP’nin ne de diğer partilerin bizim gündemimiz olan konulardaki tutumunu UNUTMADIK , UNUTTURMAYACAĞIZ.
Hepimiz bu olayların tanığıyız.
Büyük idealleri göz ardı etmeyin, emekçilere gerçekleri söyleyin
Bu gerekçelerle bir kez daha hatırlatma gereği duymaktayız. İşçi ve Emekçilerden yana politik anlayışınız bu ise bulunduğunuz yeri bir kez daha gözden geçirmeniz gerekecektir.
Bulunduğunuz yerin Varlık nedenini unutmayın. 09.07.2007

Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi

No comments: