Monday, December 3, 2007

bizim okuldan...

Ne zamandır yazmıyorum ve böyle birşeyi yazmayı da çok istemezdim aslında. Aidiyetimin çok önemli bir parçası olan okulumdan kötü bahsedeceğim çünkü şimdi. Bir daha kendi demokrasi illüzyonumu sorgulayacağım çünkü, BİR DAHA BİR DAHA YENİDEN VE UNUTMADAN, UNUTTURULMADAN.

neyse. kısa kısa geçeceğim. Geçen çarşamba okulda bir kulüp bir gecede kapatıldı, izinsiz belge dağıtıp su dağıtmakla ilgili birşeyler yüzünden. Ayrıntısını birkaç kişiden dinledim. Doldurulan belge yurt formuymuş izinsiz kulüp masasında. Dağıtılan "yan tarafta bir cemaatin dağıttığı su imiş sanırım. bir gecede ihtar çekilmeden pat diye kapattılar Tarih araştırmaları kulübünü. İslamcısı, feministi, sosyalisti biraraya gelmiş homojen olmayan birşey oluşturmuşlar her taraftan, kendilerinden dinlediğim kadarıyla. Eee mevzu bu değil miydi zaten, farklılıklarla bir arada yaşama hatta beraber iş yapabilme, ortak ülküler bulma ve bunları paylaşma.
Sanırım okul yönetimi için ya da ÖFKK için öyle değil. Mevzu bambaşka. Mevzu birileirnin gaza gelmesi sanırım tam olarak bilemiyorum.

Devam ediyorum Müzik kulübünün kapısına mühür vurulmuş. Neymiş, kapıyı gece açık bırakıyorlarmış onca uyarıya rağmen. Sakın insanlar gecenin bir yarısı bile müzik yapmak istediği ve enstrümanlar orada olduğu için olmasın. Zabıta mı okul yönetimi anlamadım ki.. nedir yani?

Zamanında bir milletvekilinin oğlu olduğu için faaliyet çakışması olsa bile bir kulübün kurulmasına izin veren aynı kurumdu. Hadi orada diyelim üzerlerinde baskı vardı. Kulüp kapatmalar, mühür vurmalar da baskı yüzünden. Bence artık mazeret yok. Biz illüzyonda yaşıyoruz. Hiçbiryer demokratik değil, hiçbir kurum ve olmayacak bu ülke sınırları içerisinde en azından.

Neyse ben illüzyonumda yaşayadurayım. Hayatımdan da bir illüzyon sunayım size:

"Çay bardağında
Bırakılan dudak payı
Kadar bile
Uzak kalamam
Gözlerine..."
S.Akın

Sadece beğendiğim için yazdığım iki cümle işte...

4 comments:

efrasiyab said...

(heh işte böyle:))
Demokrasinin ne demek olduğunu vikipedideki soğuk savaş dönemini ve bağlantılı linklerini okuyarak pekde güzel gördüm. Türkiye'de darbelere bakalım, sonra ırak tarihine saddamın nasıl başa geldiğine sonra nasıl gittiğine, talabaniye bakalım sonra, afganistana, hindistan keşmirine, filistine, Isabel allendeyi okuyalım sonra, latin amerikayı, o bakır madenlerine ne olduydu hatırlayalım, sonra afrikaya geçelim buyrun, zengin petrol yataklarını kim işletiyorda bu ulkelerde insanlar aidsten ve açlıktan ölüyor aceb diye soralım...
Demokrasi yoktur, zenginler ve güçlüler vardır dedi efrasiyab.
Ama bu bi oyun, bi ilizyon.
Bizde erasmus ve comenius projeleriyle demokrasi kültürümüzü geliştirelim, üzerinde çalıştığım bi kaç isim vereyim buyrun:
"under the same sky"
"Culturel and historical differences are our richness"
aaa bak bu güzel ama,
"Beyond stereotypes and prejudices..."
hem makro hem mikro planda bir oyun demokrasi. Orası sizin okul değil orası türkiye.
Sonra müzik girer ve efrasiyabın masalı biter.
"Düzen çalışır tıkır tıkır
beyinler üşenir
sessizlik sürer gider
kuzuların... sesizliği..."

eylul said...

Bir kısmına katılmakla birlikte hepsine katılamayacağım. Demokrasi bir oyundan fazlası dedi hüzün ya da eylül ( kendimi senin cümlelerinle tanımladım ohh oldu bana:)

Olması gerekeni istemek hala mümkün ama. Gerçek ayan beyan , dediğin gibi orası bizim okul değil orası burası işte. Zenginler ve güçlüler vardır, evet. Onlar yönlendirir evet.
Nicheler lazım ezilenin soluk alması için. Demokrasi o nicheleri yaratabilir lafta kalmazsa, göztermelik olmazsa, gerçekten arzu edilen olursa...
( Optimizm? )
Oyundan fazlası olmalı, düzenden fazlası... Olmalı çünkü en totaliter rejimde dahi var Winston gibileri... Hatta hikayenin sonunda savaş barıştır demeyenleri...
(Optimizm? Hayal? İdeal her neyse? Ama illa ki değişim/ dönüşüm?)

efrasiyab said...

bende katılmıyorum efrasiyabın söylediği herşeye, ama efrasiyab tutkulu adam, keskin olsun istiyor, marjinal dursun, gençler gibi hatalı olsun istiyor.:):)

bir optimistle bir pessimist arasındaki fark, pessimist olacakların farkındadır dedi efrasiyab.:):) optimist görmek istemez gerçekleri...

ve dahi ekledi efrasiyab, sağol...

La Santa Roja said...

maalesef canım okulum; canın okulun, olmasını hayal ettiğimiz yer değil uzun zamandır. gerçi hiç oldu mu, onu da bilmiyorum. kafalardaki imaja, gerçek olmasını ümit ettiğimiz hayale uymuyor işte dünyanın geri kalanı gibi. iyimserliğini hiç kaybetmemeni dilerim. o da gidince sıfıra sıfır elde kalan sıfır oluyor.